Türkçe - İngilizce
Türkçe - İngilizce
Almanca - İngilizce
Fransızca - İngilizce
İspanyolca - İngilizce
İngilizce Eş Anlamlılar
Türkçe - İngilizce Cümleler
Çeviri
Reklamları Kaldır
Oturum Aç / Üye Ol
Işıkları Söndür
English
English
Türkçe
Français
Español
Deutsch
Çeviri
Eş Anlamlılar
Cümleler
Araçlar
Kaynaklar
Hakkımızda
İletişim
Oturum Aç / Üye Ol
EN-TR
Türkçe - İngilizce
Almanca - İngilizce
İspanyolca - İngilizce
Fransızca - İngilizce
İngilizce Eşanlam
Türkçe - İngilizce Cümleler
Türkçe - İngilizce
İspanyolca - İngilizce
Geçmişi Gizle
Geçmiş Detayları
Geçmişi Sil
Geçmiş :
printer's ream
micronic filter
amicasin
certificate check
gimnit
motor switch
homogenicity
Gesichtsform
electronic part
Manipulator
foreseer
istra
borneol
aromatic compounds
elemanter
echoencephalographies
stop behind
sbcs
power-driven units
text appearance
trofesía
Scientific computer
enterodini
connecting cap
counter-arguments
in back
Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau
Geçmiş
Cümleler
"in back"
teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 4 sonuç
Kategori
İngilizce
Türkçe
Deyim
1
Deyim
in back
expr.
depoda
2
Deyim
in back
expr.
arka tarafta
3
Deyim
in back
expr.
görünmeyen kısımda
4
Deyim
in back
expr.
stokta
"in back"
teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 150 sonuç
Kategori
İngilizce
Türkçe
Genel
1
Genel
stab in the back
f.
kalleşlik etmek
2
Genel
pay back in one's own coin
f.
misilleme yapmak
3
Genel
put one's back in it
f.
canını dişine takmak
4
Genel
stab somebody in the back
f.
kalleşlik etmek
5
Genel
be in the back of one's mind
f.
aklının bir köşesinde bulunmak
6
Genel
be in the back
f.
arkada kalmak
7
Genel
go back in time
f.
zamanda geriye gitmek
8
Genel
go back in time
f.
geçmişe gitmek
9
Genel
stab someone in the back
f.
kalleşlik yapmak
10
Genel
draw back in horror
f.
korkuyla geri çekilmek
11
Genel
go in the back room
f.
arka odaya gitmek
12
Genel
call in for back up
f.
(polis) destek istemek
13
Genel
get back in line
f.
tekrar sıraya (kuyruğa) girmek/geçmek
14
Genel
give 5 dollars back in change
f.
para üstü olarak beş dolar vermek
15
Genel
give 5 dollars back in change
f.
beş dolar para üstü vermek
16
Genel
be due back in court
f.
(...'de/da) tekrar mahkemeye çıkmak
17
Genel
get back in time
f.
zamanında dönmek
18
Genel
in back of
zf.
in arkasında
19
Genel
in the back
zf.
arkadan
20
Genel
in back of
zf.
arkasında
21
Genel
back in the day
zf.
eskiden
22
Genel
bitd (back in the day)
kısalt.
eskiden
23
Genel
bitd (back in the day)
kısalt.
bir zamanlar
Öbek Fiiller
24
Öbek Fiiller
stand in back of someone
f.
(desteklemek amacıyla) birisinin arkasında olmak
25
Öbek Fiiller
pour something back (in)
f.
(bir sıvıyı vb) (bir şeyin içine) tekrar/geri dökmek
26
Öbek Fiiller
sneak someone in through the back door
f.
birini arka kapından gizlice eve sokmak
27
Öbek Fiiller
back in
f.
geri geri girmek
28
Öbek Fiiller
back in
f.
geri geri sokmak
29
Öbek Fiiller
call something (back) in
f.
bir şeyi geri toplamak
30
Öbek Fiiller
call something (back) in
f.
bir şeyi piyasadan toplamak
31
Öbek Fiiller
call something (back) in
f.
bir şeyin iade edilmesini istemek
32
Öbek Fiiller
call something (back) in
f.
bir şeyi piyasadan çekmek
33
Öbek Fiiller
pour back in
f.
tekrar içine dökmek
34
Öbek Fiiller
pour back in
f.
geri içine dökmek
35
Öbek Fiiller
reach back into (some point in time)
f.
(tarihte bir zamana) dayanmak
36
Öbek Fiiller
reach back into (some point in time)
f.
(tarihte bir zamandan) gelmek
37
Öbek Fiiller
reach back into (some point in time)
f.
(tarihte bir zamandan) ilham almak
38
Öbek Fiiller
reach back into (some point in time)
f.
(tarihte bir zamana) gönderme yapmak
39
Öbek Fiiller
reach back into (some point in time)
f.
(önceki bir şeyden/zamandan) öğeler taşımak
40
Öbek Fiiller
reach back to (some point in time)
f.
(önceki bir şeyden/zamandan) öğeler taşımak
41
Öbek Fiiller
reach back to (some point in time)
f.
(tarihte bir zamandan) ilham almak
42
Öbek Fiiller
reach back to (some point in time)
f.
(tarihte bir zamandan) gelmek
43
Öbek Fiiller
reach back to (some point in time)
f.
(tarihte bir zamana) gönderme yapmak
44
Öbek Fiiller
reach back to (some point in time)
f.
(tarihte bir zamana) dayanmak
45
Öbek Fiiller
stand (in) back of (someone or something)
f.
(birinin/bir şeyin) destekçisi olmak
46
Öbek Fiiller
stand (in) back of (someone or something)
f.
(birinin/bir şeyin) arkasında durmak/konumlanmak
47
Öbek Fiiller
stand (in) back of (someone or something)
f.
(birinin/bir şeyin) arkasında durmak/olmak
İfadeler
48
İfadeler
in back light (in back of the light)
zf.
arkadan vuran ışıkta
Konuşma Dili
49
Konuşma Dili
be in the back row
f.
arka sırada olmak
50
Konuşma Dili
take someone in the back
f.
birisini arkaya götürmek
51
Konuşma Dili
pop it back in
f.
(çıkan kol vb) tekrar yerine oturtmak
52
Konuşma Dili
get back in the groove again
f.
yeniden havaya girmek
53
Konuşma Dili
get back in the groove again
f.
tekrar havaya girmek
54
Konuşma Dili
back in the days
expr.
vaktinde
55
Konuşma Dili
back in the day
expr.
vaktinde
56
Konuşma Dili
back in the days
expr.
bir zamanlar
57
Konuşma Dili
back in the day
expr.
zamanında
58
Konuşma Dili
back in the days
expr.
zamanında
59
Konuşma Dili
back in the day
expr.
bir zamanlar
60
Konuşma Dili
back in the old days
expr.
eskiden
61
Konuşma Dili
back in the old days
expr.
o günlerde
Deyim
62
Deyim
the boys in the back room
i.
arka plandaki kişiler
63
Deyim
pat in the back
i.
övgü
64
Deyim
the boys in the back room
i.
perde arkasındaki adamlar
65
Deyim
the boys in the back room
i.
perde arkasındaki kişiler
66
Deyim
the boys in the back room
i.
perde arkasındaki kişileri
67
Deyim
a crick in one's back
i.
bel tutulması
68
Deyim
a knife in the back
i.
sırtından bıçaklama
69
Deyim
a knife in the back
i.
hainlik yapma
70
Deyim
a knife in the back
i.
ihanet etme
71
Deyim
a knife in the back
i.
kalleşlik etme
72
Deyim
a knife in the back
i.
arkadan vurma
73
Deyim
a knife in the back
i.
ihanet
74
Deyim
a knife in the back
i.
kalleşlik
75
Deyim
a stab in the back
i.
hıyanet
76
Deyim
a stab in the back
i.
sırtından vurma/bıçaklama
77
Deyim
a stab in the back
i.
hainlik
78
Deyim
a stab in the back
i.
kalleşlik
79
Deyim
a stab in the back
i.
arkadan vurma/bıçaklama
80
Deyim
a stab in the back
i.
ihanet
81
Deyim
crick in one's back
i.
bel tutulması
82
Deyim
crick in back
i.
sırt tutulması
83
Deyim
crick in back
i.
bel tutulması
84
Deyim
crick in one's back
i.
sırtında/belinde tutulma
85
Deyim
crick in one's back
i.
sırt tutulması
86
Deyim
eyes in the back of (one's) head
i.
etrafında olup biten her şeyden haberdar olma
87
Deyim
eyes in the back of your head
i.
etrafında olup biten her şeyden haberdar olma
88
Deyim
eyes in the back of (one's) head
i.
etrafında olup biten her şeyi bilme/görme
89
Deyim
eyes in the back of (one's) head
i.
arkasındaki göz
90
Deyim
eyes in the back of your head
i.
arkandaki göz
91
Deyim
eyes in the back of your head
i.
etrafında olup biten her şeyin farkında olma
92
Deyim
eyes in the back of your head
i.
etrafında olup biten her şeyi bilme/görme
93
Deyim
eyes in the back of (one's) head
i.
etrafında olup biten her şeyin farkında olma
94
Deyim
stab in the back
f.
arkadan vurmak
95
Deyim
stab a knife in someone's back
f.
arkadan vurmak
96
Deyim
have eyes in the back of one's head
f.
arkada gözü olmak
97
Deyim
stab in the back
f.
kalleşlik etmek
98
Deyim
stab in the back
f.
sırtından vurmak
99
Deyim
pay one back in his own coin
f.
öcünü almak
100
Deyim
stab in the back
f.
üzmek
101
Deyim
stab in the back
f.
şaşırtmak
102
Deyim
stab in the back
f.
yaralamak
103
Deyim
pay back in his own coin
f.
kendi silahıyla vurmak
104
Deyim
put something in the back of one's mind
f.
bir şeyi aklının bir köşesine yazmak
105
Deyim
pat in the back
f.
övmek
106
Deyim
pat in the back
f.
sırtını sıvazlamak
107
Deyim
back in harness
f.
(tatilden vs. sonra) işine dönmek
108
Deyim
back in the game
f.
oyuna dönmek
109
Deyim
back in the game
f.
tekrar faaliyete geçmek
110
Deyim
back in the game
f.
görevine dönmek
111
Deyim
stab in the back
f.
sırtından bıçaklamak
112
Deyim
stab in the back
f.
hainlik etmek
113
Deyim
have eyes in the back of one's head
f.
arkasında gözleri olmak
114
Deyim
pay someone back in one’s own coin
f.
misilleme yapmak
115
Deyim
pay someone back in one’s own coin
f.
kendi silahıyla vurmak
116
Deyim
put the genie back in the bottle
f.
sorunun üstesinden gelmek
117
Deyim
throw something back in somebody's face
f.
(tavsiyeyi/öneriyi vb) geri çevirmek
118
Deyim
throw something back in somebody's face
f.
(tavsiyeyi/öneriyi vb) reddetmek
119
Deyim
throw something back in somebody's face
f.
elinin tersiyle itmek
120
Deyim
be back in the saddle
f.
işe yeniden koyulmak
121
Deyim
be back in the saddle
f.
göreve tekrar başlamak/dönmek
122
Deyim
put the spring back in one's step
f.
toparlanmak
123
Deyim
put the spring back in one's step
f.
yeniden iyi hissetmek
124
Deyim
have eyes in the back of one's head
f.
kafasının arkasında gözleri olmak
125
Deyim
keep something in the back of someone's mind
f.
aklının köşesinde bulundurmak
126
Deyim
keep something in the back of someone's mind
f.
aklının bir köşesinde bulundurmak
127
Deyim
have something in the back of someone's mind
f.
aklının köşesinde bulundurmak
128
Deyim
put something in the back of someone's mind
f.
aklının köşesine yerleştirmek
129
Deyim
put something in the back of someone's mind
f.
aklının bir köşesine yazmak
130
Deyim
have something in the back of someone's mind
f.
aklının bir köşesinde bulundurmak
131
Deyim
stab someone in the back
f.
birine ihanet etmek
132
Deyim
stab someone in the back
f.
birini sırtından bıçaklamak
133
Deyim
be back in business
f.
yeniden sahalara dönmek
134
Deyim
be back in business
f.
tekrar işe/çalışmaya/işlemeye başlamak
135
Deyim
be back in business
f.
tekrar/yine çalışır/işler durumda olmak
136
Deyim
pay (one) back in kind
f.
(birine) misillemede bulunmak
137
Deyim
pay (one) back in kind
f.
(birine) kısasa kısas yapmak
138
Deyim
pay (one) back in kind
f.
yaptığı kötülüğün karşılığını (birine) aynı biçimde ödetmek
139
Deyim
pay (one) back in kind
f.
kana kan/göze göz/dişe diş istemek
140
Deyim
pay (one) back in kind
f.
(biriyle) ödeşmek
141
Deyim
put it in their back yard
f.
(maden ocaklarını vs.) kendi yaşadıkları yere yapsınlar
142
Deyim
put it in their back yard
f.
(zehirli maddeleri vs.) kendi bahçelerine koysunlar
143
Deyim
put it in their back yard
f.
(o fabrikayı vs.) kendi bahçelerine kursunlar
144
Deyim
be back in business
f.
tekrar koşmaya/yüzmeye vb. başlamak
145
Deyim
be back in business
f.
tekrar çalışmaya hazır olmak
146
Deyim
back in circulation
f.
tekrar sosyalleşmeye başlamış
147
Deyim
back in circulation
f.
tekrar sahalarda
148
Deyim
back in circulation
f.
tekrar ilişkiye açık
149
Deyim
back in circulation
f.
sahalara dönmüş
150
Deyim
back in the saddle
f.
tekrar kaldığı yerden devam eden
×
Pronunciation in context (
out of
)
Pronunciation of in back
×
Terim Seçenekleri
Çeviri Öner / Düzelt
Fransızca İngilizce Sözlük
İspanyolca İngilizce Sözlük
Almanca İngilizce Sözlük
İngilizce Eş Anlamlılar Sözlük
Google Images
Merriam Webster
Dictionary.com
The Free Dictionary
Abbreviations
Wikipedia in English
Wikipedia in Turkish
Urban Dictionary
German, LEO
Chinese, Dict.Cn
Spanish, SpanishDict
Russian, Multitran.ru
Medical, MedicineNet
İşaret Dili, Signing Savvy